Yaşayan Dünyanın Kanserleşmiş Dokuları Metropoller
Yaşayan Dünyanın Kanserleşmiş Dokuları Metropoller

Yaşayan Dünyanın Kanserleşmiş Dokuları Metropoller

MAHMUD AKBULUT 

Vücudumuzda makro ve mikro seviyesinde genel bir denge bulunmaktadır. Tıp dilinde bu homeostazis olarak adlandırılmaktadır. Organları oluşturmak üzere bir araya gelen, aynı vazifeyi yapan, birbiriyle sıkı bağlantılar kurmuş hücre topluluklarına da doku denir. Bu dokuları oluşturan hücreler arasında mitoz-apopitoz şeklinde bir denge daha söz konusudur. Mitoz, hücre proliferasyonunu/üretimini ifade eder. Apopitoz ise yaşlanmış, fonksiyonunu yitirmiş, fazla üretilmiş, düzensiz gelişmiş veya genetik olarak hasarlı hücrelerin, organizma için güvenli bir şekilde yok edilmelerini sağlayan ve genetik olarak kontrol edilen ‘programlı hücre ölümü’nü ifade eder. Apopitoz/Programlı hücre ölümü, rejenerasyon/yenilenme ve tamir olaylarında, hücresel dengenin sağlanmasında ve organ büyüklüklerinin korunmasında önemlidir. Eğer apopitoz/hücre ölümü gerektiği gibi gerçekleşmezse mitoz-apopitoz dengesi bozularak karşımıza bir patoloji/bozukluk olarak çıkar ki bu da çağımızın hastalığı kanserdir.[1] Dokudaki hücreler eğer sayıca çok fazla artarsa hücreler birbirlerini uyararak aralarından bazılarını apopitoza/hücre ölümüne zorlar, bu fizyolojik/doğal bir süreçtir. Burada apopitoza zorlanan hücrenin ölmesi beklenir ama hücrenin DNA’sında apopitozu başlatacak veya apopitozun devamını sağlayacak gen bölgelerinde hasar olmuşsa hücre apopitoza giremez ve mutantlaşır. Sonuçta hücre ölemez ve mutant hücrenin sayısı artar bu da bizim karşımıza tümör olarak çıkar.  

Dünyamızda da doğal bir homeostazis olduğunu düşünebiliriz. Bu dengede hücreleri insanlara benzettiğimizde tarihsel süreç içinde insanların birbirlerine yaklaşması-uzaklaşması, çevreleriyle ilişkileri, göçler, nüfus dengesi(doğum-ölüm), doğal bir şehir hayatı kurmaları ve bunun sonuçlarını üstlenmeleri kısaca bu zıt durumları doğanın bir parçası olarak yaşamalarını   mitoz/hücre üretimi ve apopitoz/hücre ölümüne benzetebiliriz. Bütünü/insanlığı ve dünyayı düşündüğümüzde mitoz-apopitoz dengesi gibi bu durumu olması gerekli olan doğal ve dengeli bir süreç olarak da düşünebiliriz. Ancak sanayi inkılabı ve sonraki süreçte ekonomi, refah ve iş hayatındaki değişikler; olması gerekenden fazla kalabalığa buna bağlı ilişkisel ağa ve sonuçta insan alışkanlıklarının ve doğasının dışında yapay modern şehirlerin kurulmasına yol açmıştır. Doğanın bir parçası gibi hareket eden insan, bilim ve teknolojilerdeki gelişmelerle sanki zorunlu bir sonuç gibi doğayı kişisel çıkar ve arzuların tatmin yeri olarak yönetmeye girişmiştir.

 Modern zamanda insan hayatını düşündüğümüzde yaşayan dünyanın kanserleşmiş dokuları olarak metropolleri görebiliriz. Zira bu yerler adeta hücrelerin birbirlerine yaklaşması ve artması yani mitoz/hücre üretimindeki gibi ani bir artış/değişiklik meydana gelmiştir. Ancak başta da ifade ettiğimiz gibi mitoz/hücre üretiminin artması apopitoz/hücre ölümü ile dengelenmektedir. Yani sonuçta hücrelerdeki gibi birbirlerine yaklaştıkları halde ölmezlerse ve kontrolsüzce bölünüp nüfusları artarsa denge bozulabilir ve kanser meydana çıkabilir. Bu metropollerde milyonlarca insan birbirlerine olanca yakınlık ve ilişkisel ağda hayatlarına devam edebilirler. Hayatlarının uzadığı, imkanlarının geliştiği şeklinde bu durumu olumlu da görebilirler. Hatta büyük metropolleri daha da büyük ve yapay hale getirmek ve besleyebilmek için yollar yapabilir, fabrikalar kurabilir, teknolojiyle daha da geliştirmek için çabalayabilirler… Tıpkı kanserli dokuların çevre dokulardan çok daha fazla kanlanması hatta kendilerine özel damar oluşturması/anjiyogenez gibi… Çünkü bu hücrelerin aktiviteleri çok yüksektir ve ölemeyen sürekli çalışan, üreyen hücreler olduğundan sürekli besine ihtiyaç duyarlar… 

 Sonuçta ise kanserli doku içinde bulunduğu müthiş dengeyi barındıran insanı(dünyayı!) öldürerek kendini de öldürmüş olur…

                                                 NOT:Parlayan dokular kanserli dokulardır.

                                              İstanbul’un uydu görüntüsü ve karaciğer kanseri

Kaynakça:

1. Elmore S. Apoptosis: a review of programmed cell death. Toxicol Pathol. 35(4):495-516. (2007).

2. Majno G. & Joris I. Apoptosis, oncosis, and necrosis. An overview of cell death. American Journal of Pathology. 1995; 146: 3-15.

3. Müge Kovalı, İnsan Granüloza Hücrelerinde Apopitozun Değerlendirilmesi.

4. Feral Öztürk, Apopitoz,  İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi.


[1] Kanserin bundan başka birçok nedeni vardır. Örneğin Tümörsüpresör genlerinde gerçekleşen mutasyonlar gibi.

Bir cevap yazın