Ebû Hanîfe’nin Komşusu
Ebû Hanîfe’nin Komşusu

Ebû Hanîfe’nin Komşusu

جار أبي حنيفة

كان الإمام أبو حنيفة ـ رحمه الله – يقضي أكثر الليل في الصلاة وتلاوة القرآن، وكان له جار شاب من عادته أن يشرب الخمر، ويعود إلى بيته متأخرا، يغني ويقول :

    أضاعوني ، وأي فتى أضاعوا.         

    وذات ليلة ، لم يسمع الإمام صوت ذلك الفتى، فسأل عنه في الصباح فقيل له: إن الشرطة قد قبضت عليه وأودعته السجن. 

    ذهب أبو حنيفة إلى الأمير، وقص عليه قصة الفتى، وشفع فيه لأنه كان يرجو له الخير والصلاح، فأطلق الأمير سراحه إكراما لأبي حنيفة.

    عندئذ قال الإمام للفتى : هل أضعناك أيها الفتى أو حفظناك؟

    فقال الفتى للإمام : جزاك الله خيرا على حسن جوارك ، وإني أعدك بالتوبة الصادقة إلى ألله، والإقلاع عن كل عمل لا يرضيه.

    وأقلع الفتى بعد ذلك الدرس عن السهر وشرب الخمر، وأصبح من الصالحين.

    وهكذا ترى حسن المعاملة، والإحسان إلى الناس يجذب قلوبهم، ويجعلهم يقبلون النصيحة ، وصدق الله العظيم إذ يقول:

    ﴿ولا تستوى الحسنة ولا السيئة ادفع بالتى هي احسن فاذا الذى بينك وبينه عداوة كانه ولى حميم﴾ (سورة فصلت ٣٤)

Ebû Hanîfe’nin Komşusu

İmam Ebû Hanîfe (Allah rahmet eylesin),gecenin çoğunu namaz kılarak ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile geçirirdi. Ebu Hanife’nin içki içmeyi ve evine geç dönmeyi alışkanlık haline getiren bir komşusu vardı. Bu komşu şarkı söyleyip şöyle derdi: 

Beni mahvettiler! ,benim gibi nice genci mahvettiler!

Bir gece İmam Ebû Hanîfe bu gencin sesini işitmedi. Sabahleyin onun durumunu sorduğunda  kendisine:  ”Polis o genci tutukladı ve hapse attı.” denildi.

Ebû Hanîfe, emirin yanına gitti, ona gencin hikayesini anlattı. Gencin iyi ve doğru olmasını umduğundan serbest bırakılması konusunda emire arabuluculuk yaptı. Emir de Ebû Hanîfe’nin hatırına genci serbest bıraktı.

Bunun üzerine Ebû Hanîfe gence şöyle dedi:”Ey genç, seni mahvettik mi yoksa koruduk mu?”

Genç,  Ebu Hanife’ye şöyle dedi: ”Güzel ve samimi komşuluğunuzdan dolayı ötürü Allah sizi mükafatlandırsın. Allah’a samimi tövbe edeceğime  ve Allah’ın razı olmayacağı her türlü işi bırakacacağıma  sana söz veriyorum.”

Bu ibretten sonra genç gece geç saatlerde eve gelmekten ve alkol almaktan vazgeçti. Ve salih kimselerden oldu.

İşte böylece güzel muamele ve insanlara iyilik yapmanın onların kalplerini cezbettiğini ve nasihati kabul etmelerini nasıl sağladığını görüyorsun.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur : “İyilik ve kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!”(Fussilet Suresi 34)

Bir cevap yazın