Siyonizm’in Yahudilik Algısı
Siyonizm’in Yahudilik Algısı

Siyonizm’in Yahudilik Algısı

Osman Aydemir

Siyonizm kavramının Yahudi tasavvurunu anlayabilmemiz için Siyonizm’in ne olduğunu anlamamız gerekiyor dini bir hareket ya da mezhep mi yoksa Yahudiliği bir ırk olarak algılayan bir düşünce yapısı mı? Siyonizm kavramını anlayabilmemiz için Siyonizm’in fikir dünyasında önemli bir yeri olan Siyonist düşünürlerin tanımlamalarına bakmamız gerekmektedir. İlk olarak Theodor Herzl’ın etkilendiği önemli isimlerden biri olan Moses Hess (1812-1875) Roma ve Kudüs isimli eserinde, “Yahudi ırkı insanlığın ilk ırklarından biridir ve iklimle ilgili koşulların etkisine karşın, bütünlüğünü korumuştur. [1]” sözleriyle kendi Yahudilik algısını dini temellerden ziyade ırk temelli bir anlayış olduğunu ifade etmektedir. Siyasi Siyonizm’in fikir babası olan ve Siyonizm’in uluslararası bir sorun olarak algılanmasını sağlayan en önemli isim olan Theodor Herzl da 1896 yılında kaleme aldığı Yahudi Devleti isimli eserinde, “Ben Yahudi sorununu toplumsal ya da dinsel bakımlardan değerlendirmem, bu ulusal bir sorundur ve bu soruna çözüm getirebilmek için bir araya gelmiş uygar uluslarca tarışılmak ve sonuca varılmak üzere, uluslararası siyasal bir sorun olarak saptamalıyız. Biz halkız –tek bir halk.[2]

     İfadeleriyle sorunu dini temellerden ziyade ulusal bir sorun olarak algıladığını açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim 19.yy Avrupasında milliyetçi fikirlerin bu kadar revaçta olduğu ve herkesin kendini ulus kimliği üzerinden inşa etmeye çalıştığı bir dönemde Siyonistlerin de dini tanımlamadan ziyade ırksal bir tanımlamaya gitmiş olmaları çok şaşırılacak bir durum değildir. Theodor Herzl’ın en önemli takipçilerinden biri olan Max Nordau Dindar Yahudiler ile Siyonist Yahudiler arasındaki en önemli sorunun da Siyonizm’in ırk temelli Yahudi anlayışı olduğunu Siyonistlerin Yahudiler tarafından da dışlandığını ve çatışma halinde olduğunu şu sözleriyle ifade ediyor:

“Siyonist olan ve olmayan Yahudiler arasında anlaşma olasılığını, herhalde, sonsuza dek ortadan kaldıran nokta, Yahudi ulusçuluğu sorunudur. Yahudilerin ulus olmadığı görüşünde olan ve buna inanan biri, gerçekten, Siyonist olamaz… Karşıtına inanarak Yahudilerin bir halk olduğunu kabul eden biri Siyonist olmuş demektir, çünkü yalnızca ülkelerine dönüş Yahudi ulusunu kurtarabilir[3]

Siyonizm ile ilgili bu kavram tartışmasına 1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Siyonizm’in bir çeşit ırkçılık ve ırk ayrımı olduğunu kabul eden 3379 sayılı karar[4] son noktayı koymaya çalışmıştır; ancak 1991 yılında Barış Sürecinin ilk başladığı dönemlerde İsrail devletinin baskıları sonucu alınan 4686 sayılı kararla 1975 yılında alınan karar kaldırılmıştır.[5]

 Bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere ilk Siyonist düşünürlerin zihin dünyasında Yahudilik ulusal bir problem olarak anlaşılmakta ve Yahudiliği bir din olarak tanımlamaktan ziyade bir ırk olarak tanımlamaktadırlar. Yahudi kutsal metin ve dini eğitimlerini de Yahudi ırkını korumak için bir araç olarak görmektedirler.[6]


[1] Ataöv, Türkkaya. Siyonizm ve Irkçılık. 3. bs. İleri Yayınları, 2019, 42.

[2] Ataöv, 43.

[3] Ataöv, 44.

[4] Ataöv, 17.

[5] [5]  Koru, Fehmi. Siyonizm’in ‘Irkçılık’ Olma Ve Olmama Tarihçesi. Star.com.tr. Erişim 09 Ocak 2020. https://www.star.com.tr/yazar/siyonizmin-irkcilik-olma-ve-olmama-tarihcesi-yazi-732350/.

[6] Ataöv, 34.

Bir cevap yazın