İnsanları Razı Etmek
İnsanları Razı Etmek

İnsanları Razı Etmek

İbrahim Ethem Aktaş

مرضاة الناس

ذهب جحا وابنه يوما إلى إحدى القرى و أركب ابنه على الحمار فصاده أحدهم فقال: أف من هذا الزمان، انظروا كيف يركب هذا الغلام ، و يترك والده الشيخ الفانى يمشي على قدميه.

فقال الولد:  أبى ألم أقل لك أركب أنت ؟! فلا تعاندنى. فركب جحا و نزل الغلام، فصادفهما جماعة فقالوا : أيليق بهذا الشيخ الذي قوى جسمه وعرك السنين أن يدع هذا الغلام الغض يمشى وهو يركب؟

فأخذ جحا ابنه من يده  وأردفه وراءه، و عندما سارا قليلا صادفهما آخرون فقالوا : تأملوا يا ناس هذا الرجل .. كيف يركب هو وابنه  على الحمار الضعيف؟

فغضب جحا ونزل هو وابنه وساقا الحمار و يرمح  أمامهما وهما يمشيان بذلك الحر الشديد، فصادفهما جماعة، فقالوا : الله الله من هذين اللذين  يتركان الحمار يرمح وهما يمشيان في هذا الحر؟!

فحمل جحا الحمار و سار به، فضحك الناس عليه، فقال جحا: يا هؤلاء  من يسلم من ألسنة الخلق فلله دره.

Günlerden bir gün Nasreddin Hoca, oğlunu da yanına alarak köylerden birine yola koyulmuşlar. Yolculuk esnasında; Hocanın kendisi yaya iken oğlunu eşeğe bindirmesi, yolda karşılaştıkları kişilerce garipsenmiş. Hatta geçenlerden birsi şöyle demiş: “ Ah, ah! Şu zamanın gençleri yok mu?! Şu gence bakın hele!… zavallı yaşlı babacığına yürümeyi reva görüyor!”

Bunun üzerine çocuk, Hocaya dönerek;” Babacığım ben sana söylemedim mi? Senin binmen daha makbuldur diye?!” Bu sözlerin üzerine Hoca da daha fazla inat edemedi ve evladının yerine eşeğe bindi, çocuk ise eşekten indi. Bu hal üzere yola devam ederken karşılarına bir grup daha çıktı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti; “Şu gücü kuvveti yerinde, görmüş geçirmiş adamın yaptığına bakın hele! şu çocuğu yürümeye reva görmesi değer mi? Hele ki kendisi eşeğe binerken!”

Bu sözler üzerine Nasreddin Hoca, oğlunun elinden tutup arkasına oturttu. Bu şekilde bir müddet yol aldıktan sonra bir grupla daha karşılaştılar, Hocayla evladını gören grubun arasında şöyle bir konuşma geçti;”Beyler! Şu adamın haline bakın hele! Nasıl olur da böyle zayıf bir eşeğe kendisini ve oğlunu bindirebilecek kadar vicdansız olabilir?”

Bu sözleri işiten Nasreddin Hoca öfkelenir. Oğluyla beraber iner eşekten, ardından eşek önlerinden  Hocayla oğlu ise arkasından, kavurucı sıcağın altında yürümek zorunda kalmışlar. Yolda yürürlerken karşılarına bir grup daha çıkmış ve şöyle demişler:”Allah Allah! Bunlar nasıl insanlar ki eşek varken bu sıcakta yaya gidiyorlar?”

Bunu duyan Hoca eşeği sırtında taşımaya başladı. Bunu gören insanlar ise hocanın haline gülmeye başladılar. Hoca ise gülen insanlara dönerek; “Ey insanlar! Kim insanların diline düşmezse, ondan iyisi yok şu dünyada!”

Bir cevap yazın