Kaderiyye
Kaderiyye

Kaderiyye

İshak ALPAR

İslam tarihinde baş gösteren iç savaşlar sonucu ortaya çıktığı söylenebilir. Müslümanlar arasında kan dökülmesi ve kimin haklı kimin haksız olduğunun tespiti noktasında söz söyleyenlerin oluşturduğu kısmen siyasi ve sosyal bir gruptur. Başlangıçta dini Saiklerle ortaya çıkan Kaderiyye zamanla siyasi bir oluşum rolü üstlenmiştir, zira büyük günah probleminin hallinde cebriyenin karşısında bir tavır takınmalarıyla birlikte sonraki yıllarda Emevî hilafetinin azılı bir muhalifi olmuşlardır.

Kader problemini gündeme getiren ilk kişinin de Ma’bed el-Cüheni olduğu söylenir. Fakat İbnü’n Nedim kader konusunda ilk tartışan kişinin Senseveyh ismiyle bilinen Ebu Yunus el-Esvari olduğunu ve Ma’bed’in de ona tabi olduğunu söyler. Ayrıca hıristiyanlıktan dönen Süsen isimli birinin de olduğunu söyleyenler de vardır. Emevî hilafetinin yapmış olduğu zulümleri ve halkın karşı çıktığı bazı uygulamalarını kadere yükleyerek kendilerini temize çıkarmaya çalışmaları muhalefet çevrelerinde tepki doğurmuş, bu tepkinin en önemli savunucusu Ma’bed, zulüm niteliği taşıyan davranışların kaderle değil salt insan iradesiyle gerçekleştiğini, Allah’ın dahlinin olmadığını eğer olursa sorumluluk ve teklifin son bulacağını iddia etmiştir. Emevî oluşumuna ve cebri tavrına gösterdikleri tepki neticesinde ise bazı ilim adamlarınca takdirle karşılaşmışlardır. Sonraki dönemde Emevî karşıtı çoğu âlim kaderi olmakla suçlanmıştır.  Hasan-ı Basrî’nin kader risalesi de kaderi özellikler ihtiva eder.

Emevî iktidarının son bulmasıyla Abbasî iktidarında söz sahibi olan mutezile de kaderi görüşleri tevarüs etmekle suçlanmıştır, hatta Şerafettin Yaltkaya yazmış olduğu bir dergi de (Kaderiyye yahut Mutezile) Mutezile ile Kaderiye’nin ayniyetini savunmuştur. O, bunu yaparken de kaderi görüşlerin Mecusi ve Süryani kaynaklı olduğunu iddia etmiştir. Kulun iradi fiillerini kendinden saydıkları için zaman zaman mutezile de kaderi olarak isimlendirilmiştir. İrade-i külliye doktrini bir kenara bırakılırsa Matürîdî geleneği de kaderi bir veçheye bürünür. Nitekim bu geleneğin üstadı da onlarla aynı fikri paylaşır. Abbasi iktidarının iş başına gelmesine kadar kaderilik Emevî ailesine karşı oluşu ifade ederdi.

Etiketler; kader, irade, fiil, günah, insan,

Bir cevap yazın