Medyatik Yalan: Dezenformasyon
Medyatik Yalan: Dezenformasyon

Medyatik Yalan: Dezenformasyon

BURAK PÜSÜR

Bilginin ne kadar önemli oldu herkesçe malumdur. Bilgi vesilesiyle insanlar bir şeye yönlendirilebiliyor, sorunların üstesinden gelinebiliniyor ve yeni şeyler de öğrenilebiliyor. Günümüz dünyasında bilgi hala bu önemini korumaktadır. Özellikle internet vasıtasıyla bilgiler her yere yayılma göstermiş, bilgiye ulaşmak kolaylaşmıştır. Bu, çok güzel bir gelişme ama kötü tarafı, bu bilgilerin kötü kişilerin elleriyle toplumlara zarar vermesi ve toplumları yanlış yönlendirmesidir.

Kötü kişilerin ele geçirdikleri bu bilgi ile toplumlara verdikleri zararlardan birisi dezenformasyondur. Dezenformasyon, olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek, bunu ise bile isteye yapmaktır. Tabiri caizse, toplumun gözünün içerisine bakarak yalan söylemektir.  Dezenformasyonun özellikleri ise şunlardır:

  • Aslı astarı olmayan bilgiler mevcuttur.
  • Kasten olarak yapılır.
  • Bir toplumu yanlış yönlendirmek,  toplumsal algılarla oynamak, toplumu birbirine düşürmek gibi amaçları vardır.
  • Kendi çıkarları için her şeyi mübah görenlerin çok sevdikleri bir yöntemdir.
  • Bu kavramla toplumsal kargaşayı çıkarsa, o toplum içindeki çıkarcılar, bundan kendilerine de pay çıkarırlar.

Bunlara daha birçok şey de sayılabilir.

Dezenformasyon, medyada sıkça karşılaştığımız bir kavramdır. Özellikle de siyaset alanında kara propaganda yoluyla hedef gösterilen bir ülke uluslararası alanda yalnız kalır, iç karışıklıklar, krizler vb. durumlar ortaya çıkar. Eğerki hedef kitle bir toplumsa o toplumu diğer toplumlar dışlar, onlar hakkında önyargıları oluşur.

Gelişmiş ülkelerdeki dezenformasyon ile gelişmemiş ülkelerin veyahut da gelişmekte olan ülkelerdeki dezenformasyon arasında uçurumlar vardır. Gelişmiş ülkelerde az iken, gelişmemiş veyahut gelişmekte olan ülkelerde fazladır. 

Bu minvalde Türkiye, en fazla dezenformasyona maruz kalan ülke konumundadır. Esasında bu da yalan değildir. Medyaya baktığımızda bunu açıkça görmekteyiz özellikle de siyasette.  Aslı astarı olmayan iddialar, karalama faaliyetleri ile Türkiye başka ülkelerce yalnız bırakılması amaçlanıyor. Toplumsal alana yansıması ise kutuplaşma olarak karşımıza çıkıyor.

 Örnek verebilecek olursak, Twitter üzerinden yapılan “Afrin’de Türk ordusu pusuya düşürüldü, 20’den fazla Türk askeri ele geçirildi.” paylaşımıdır. Bu paylaşım 68 kez retweetlenmiş ve 74 beğeni almıştır. Paylaşımı yapan hesap ise sahte bir hesaptır. Ancak Anadolu Ajansı bunun gerçeği yansıtmadığını göstermek için yalanlamıştır.

 18 Mart 2018 tarihli sahte hesaptan yapılan bir paylaşımda, bir pankartın üzerinde ağlayan bir kız çocuğunun yardıma muhtaç bir şekilde elini uzattığı görseli ile ajitasyon yapılmıştır. Bununla beraber Afrin’de Kürtlere yönelik Türkiye’nin saldırısı olarak lanse edilmeye çalışılmış,  malum terör örgüt veya sempatizanları ağlayan kız çocuğu görselini pankartlarına yerleştirmek suretiyle Türkiye’yi karalamak ve Türkiye’yi dünya kamuoyunda zor duruma sokmak istemişlerdir. Ancak pankarttaki görsel, aslında Gazzeli bir kız çocuğuna ait olduğu anlaşılmıştır. 2014 yılında Fransız L’obs sitesi tarafından yapılan mülakatta bu görsel kullanılmıştır.

Netice itibariyle dezenformasyon, çok önemli bir kavramdır. Dezenformasyonu önlemek amacıyla herkese büyük vazife düşmektedir. Devlet bu minvalde:

  • Sosyal medya okuryazarlığı konusunda çalışmalar yapılmalı.
  • Sosyal medya okuryazarlığı okul çağından itibaren okullarda öğretilmeli.
  • Devlet tarafından sosyal medya istihbarat birimi kurulmalı.
  • Toplumun bu konuda bilinçlenmesi için yayınlar, reklamlar yapılmalı
  • “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsinden sorumludur.” (İsra suresi 36. ayet), “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat suresi 6. ayet) ayetlerini düstur edinilmeli.
  • “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse kalbiyle düzeltmeye çalışsın ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” hadis-i şerifi düstur edinilmeli.

لا تتكلموا و تقولوا فوق الأرض ما لا تدافعون تحت الأرض.

(Yerin altında savunamayacağınız bir şeyi yerin üstünde ne konuşun ne de söyleyin.)

Bir cevap yazın