Modern Futbola Ayak Uyduramayan Bir Ülke: Türkiye
Modern Futbola Ayak Uyduramayan Bir Ülke: Türkiye

Modern Futbola Ayak Uyduramayan Bir Ülke: Türkiye

Müslüm Halid Sabuncu

Türk futbolunun, son yıllarda Avrupa’da gelişen modern futbola ayak uyduramaması ve diğer Avrupa takımlarından hem oyun hem de takım kalitesi bakımından çok geride kalması dikkatleri çekmektedir.

 Avrupa takımlarının yayın gelirleri, forma satışları ve sponsorluk anlaşmalarından elde ettiği kazançların Türk takımlarına kıyasla kat kat yüksek olması da Avrupa takımlarından geri kalmamıza neden oluyor. Ülkemize gelen 30 yaş üzeri sözde tecrübeli oyuncuların da hiçbir sportif başarı göstermeksizin aldığı yüksek maaşlar kulüplerimizin ekonomisini olumsuz etkiliyor. Tabii ki bunlar arasında başarılı olanlar da olmuştur ancak bunlar azınlıktadır.

Ülkemizde herhangi bir altyapı sistemi olmaması da başarısız olmamızın nedenleri arasında gösterilebilir. Peki altyapı nedir?

Altyapı Kavramı

Takım sporlarında, 1. takıma veya profesyonel takıma yeni sporcular kazandırabilmek

amacıyla uygulanan sistem, altyapı sistemidir. Alt yaş gruplarında antrenmanlara çıkan ve

müsabakalarda yer alan sporcular yetenek ve potansiyellerine göre 1. takımda yer alırlar. Başka

bir yöntem ise sporcuların daha fazla tecrübe kazanması amacıyla diğer takımlara kiralanması ve satılmasıdır. ABD’de genç sporcular lise, kolej vb. gibi yerlerde yetiştirilerek takımlara

kazandırılmaktadır. Genel olarak futbolda ise, her bir takım kendi altyapı ve akademi tesislerinde

genç futbolculara eğitim vermektedir (BBC, 2005).

Futbolda altyapı sistemi, 12 yaş ve üzerindeki genç futbolculardan oluşan yarışmacı

takımların olduğu sistemdir. Bu takımların oluşabilmesi için, temel futbol eğitimi almış, doğru

antrenman ve hareket metotları ile yetişmiş genç futbolculara ihtiyaç duyulmaktadır. Statüsü

amatör veya profesyonel olan tüm futbol kulüplerinin öncelikli hedefinin genç futbolcu yetiştirmek

ve doğru bir şekilde futbol eğitimi vermek olması hem takımlar hem de gençler için olumlu bir

adım olacaktır. Bu süreç içerisinde okullar ile işbirliğine varmak ve gençlerin eğitim sürecini de

değerlendirmek daha sağlıklı bir sistem oluşturacaktır.

Altyapı sistemi tam olarak uygulanırsa Türk futbolunun modern futbola ayak uyduracağını düşünüyorum.

Size altyapının kısmen güzel bir şekilde uygulandığı, en başarılı zamanlarımızdan biri olan 2000 yılındaki Galatasaray’ın o zamanki adıyla UEFA kupasına uzanan serüveni kısaca özet geçmek istiyorum:

Tarihinde bir Türk takımını ilk kez finallere götürmeyi başaran Galatasaray, 1999-2000 UEFA Şampiyonlar Ligi sezonunda H grubunda üçüncü olarak geldi. UEFA Kupası’nda yoluna devam etmesinin ardından sırasıyla Bologna, Borussia Dortmund, RCD Mallorca ve Leeds United takımlarını eleyerek finale kadar geldi. Özellikle Leeds United takımı ile oynadığı ilk maçta, İngiliz 2 taraftarın hayatını kaybetmesi sonucu deplasman maçına Galatasaray taraftarı alınmadı. İlk maçında Ali Sami Yen stadında 2-0 yendiği Leeds United ile, rövanş maçında 2-2 berabere kalan Galatasaray, finale yükseldi.

UEFA kupası finali ise, 17 Mayıs 2000 tarihinde Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Parken Stadyumu’nda oynanan, UEFA Kupası 1999-2000 sezonu’nun şampiyonunun belirlendiği maçtır. Türk kulübü Galatasaray ile İngiliz kulübü Arsenal arasında oynanan ve normal süresi 0-0 biten maçı Galatasaray, penaltı vuruşları sonucu 4-1 kazanarak kupayı müzesine götürdü. Bu şampiyonlukla beraber ilk kez bir Türk futbol kulübü, Avrupa kupasını kazanma başarısını gösterdi. Maç, 38.919 biletli seyirci tarafından izlendi.

Bu tarihten sonra herhangi bir final başarısı gösteremeyen Türk takımları gittikçe gerileyen bir grafik çizip günümüzdeki halini almıştır. Güzel bir yapılanmayla başarıyı yakalayacak olan Türk kulüpleri sürekli değişim içinde oldukları için bu başarıyı bir daha ne zaman yakalayacak merak konusu…

Bir cevap yazın